Hafıza

Geçmiş yaşantıları zihinde saklama ve ge­reğinde bütünüyle veya parça parça bi­linçli olarak hatırlama yeteneğine hafıza veya bellek denir. insanın doğumdan sonra içinde yaşadığı çevreden aldığı tüm uyanlar merkezi si­nir sisteminde yani beyinde birtakım izler engram bırakır. insanda belleğin geliş­mesi bu ilk izlenimlerden, anılardan baş­lar. Bir olayın, kişinin ya da nesnenin bel­lekte yer etmesi, istenildiği zaman anımsanması için önce duyumlar yoluyla ya­lın bilinç durumunun oluşturulması, başka bir deyimle, algılanması gerekir. Birkaç defa yenilenen olaylar, görülen insanlar veya nesneler istendiğinde bellekte yeni­den canlandırılabilir

Buna anımsama di­yoruz, iyi öğrenilmiş, sık sık tekrarlanmış, bellekte iz bırakmış duygu, düşünce ve davranışlar alışkanlıklarımızı oluşturur. bellek, insanın bütün ruhsal davranışların­da ve hareketlerinde bağlantıyı, bütünlüğü ve sürekliliği sağlayan bir yeteneğidir. Çe­şitli nedenlerle bellek bozulduğunda o ki­şinin kimliği silinir, davranışları da bozu­lur.

Hayatımız boyunca öğrendiklerimizin bir bölümünü yaşam boyu belleğimizde canlı tutmamıza, kolayca hatırlamamıza karşılık birçoğunu anımsayamaz, başka bir de­yimle unuturuz. Unutma, öğrenmenin tersi elan tir bellek işlevidir. Çeşitli ruhsal has­talıklarda unutkanlık bir belirti olarak or­taya çıkar ve teşhise yardımcı olur. An­cak günlük yaşantımız içinde sık görülen unutkanlıklar her zaman bir hastalığa bağ­lanmaz. Bedensel ve ruhsal yorgunluklar sonucu olabilir.

Bellek bozuklukları birkaç şekilde tanımla­nabilir. Anımsama yeteneğinin bozulması sonucu belleğin bir bölümünün ya da tü­münün kaybolmasına amnezi yani bellek kaybı, gerçek olmayan bir anının gerçek­miş gibi bilinç alanına gelmesine paramnezi yani bellek sapması, anıların hızlı ola­rak bilinç alanına gelmesine ve kolay ha­tırlanmasına hipermnezi yani bellek artma­sı denir.

Bazen de unutkanlık ruhsal bir savunma mekanizmasının belirtisidir. Hatırlandığın­da, kişiye endişe, korku ve sıkıntı veren anılar bilinç altına itilir ve unutulur.

Bellek bozukluğu en çok ihtiyarlarda beyin damarlarının sertleşmesi, bakteriyel ya da toksinlerle zehirlenme sonucu beyinde ya­pısal bozuklukların ortaya çıkması ile gö­rülür. frengi, karbonmonoksit ve alkol ze­hirlenmesi gibi. Nöroz dediğimiz hasta­lıklarda ise, yanlış algılama sonucu paramnezi dediğimiz bellek bozukluğu meydana gelir. Bazı histeri olaylarında bilinçaltı bir bozukluk sonucu kişi istemediklerini ve hatta zor bir durumdaysa kendi kimliğini bile unutur, kısmi veya tam bir amnezi meydana gelebilir.

kafa travmaları sonucu ortaya çıkan ve olayın meydana geldiği ana kadar geçen zamana ait belleğin kaybolduğu vakalar­da ise retrograd amnezi’den söz edilir. Belleğin yer yer kaybı, hastalık ya da elek­troşok tedavisi sonucu görülebilir. Bu du­rum, genellikle geçicidir. Yıkıma uğrayan beyin hücreleri yenilenemez fakat bazı or­ganik bellek bozukluklarının ilerlemesi yüksek doz B vitamini ve pyrithion Encep-habol ile önlenebilir